• DOLAR
    8,3758
  • EURO
    9,7887
  • ALTIN
    507,39
  • BIST
    1,1681
Erdek’te çiftçilik eriyor

Erdek’te çiftçilik eriyor

Zeytin üreticisi Şaban Dinçer: “Sulu tarıma geçilmeden zeytin üreticisi para kazanamaz”

Erdekli zeytin üreticileri, emeklerinin karşılığını alamamaktan yakınmalarını sürdürüyor. Üreticilerden Şaban Dinçer ve Şakir Kırgül, üreticinin sıkıntılarını dile getirdiler.

ŞABAN DİNÇER

Zeytin üreticilerinden Şaban Dinçer, üreticinin sorunlarını dile getirirken, “Girdiler çok pahalı, göletlerden yararlanamıyoruz. Sulu tarıma geçmeden emeğimizin karşılığını almamız imkansız. Erdekli çiftçiler her geçen gün eriyor” dedi.

Geçen yıl, 35 liraya aldıkları zeytin ilaçlarının bu yıl 75 lira, geçen yıl 65-70 lira olan suni gübrenin 120-125 liraya, testerenin geçen yıl 36 liradan satılırken, bu yıl 55 liraya yükseldiğine dikkati çeken Dinçer, “Bu ortam ve koşullarda kaliteli zeytin üretmek çok zor” diye konuştu.

1994 yılında hizmete giren Yukarı Yapıcı Göleti’nin, içme suyu olarak kullandırılıp, tarımsal sulamaya verilmemesini anlayamadığını vurgulayan Dinçer, şunları söyledi:

“2018 yılında, konuyu CİMER’e de ilettim. Bu başvuruma Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığından gelen yanıtta, ‘yapılacak, edilecek’ denildiği halde gerçekleşen bir şey yok. Oysa bu gölette 5 milyon metre küpün üstünde su var. Yapılacak toprak veya beton borularla gelecek su, tarımda kullanılabilir. Bu arada DSİ tarafından bölgeye son olarak yapılan göletten de yarar yok. Çünkü yeri yanlış. Bu gölet, mevcut yerinden 150-200 metre daha yukarıya yapılsa, tarım arazilerini cazibe yoluyla sulayabilirdi. Sulama olmadığı takdirde Erdekli zeytin üreticisinin para kazanması hayaldir.”

ZEYTİN BORSASI GEREKLİ

Üreticinin, ürününü değerinde satabilmesi için rekabet koşullarının oluşması gerektiğine işaret eden Dinçer, şöyle konuştu:

“Erdek’e kesinlikle bir ‘Zeytin Borsası’ kurulmalı. Böylece de üretici, Marmarabirlik’in insafına bırakılmamalı. Geçtiğimiz yıllarda İş Bankası, üreticiden alım yapmak istedi ancak engellendi. Özellikle de Marmarabirlik, buna karşı çıktı ve İş Bankası, adeta Erdek’ten kovuldu. Erdek’e ‘Zeytin Borsası’ kurulmalı ve tüccar da alıma sokularak, rekabet üreticiye yaratılmalı. Rekabet, üreticiye yarar. Yoksa Marmarabirlik’e mahkum olursunuz. Onun da Erdek’i düşündüğü yok. Hatta Suriye’den bile ithal zeytin aldığı söyleniyor.”

“ZEYTİN SİNEĞİ” NEDEN ÖNLENEMİYOR

Erdek ve Kapıdağ’daki zeytin ürününün yıllardır “Zeytin Sineği”nden kurtulamamasını anlayamadığını vurgulayan Dinçer, şunları aktardı:

“Birçok kentte zeytin üreticisinin, ‘zeytin sineği’ derdi yok. İşte yakınımızdaki Akhisar da böyle bir sorun yaşamıyor. Erdekli üreticiler olarak bir yılda bahçelerimize 8-10 kez ilaç atıyoruz ama yine de sineği yenemiyoruz. O zaman aklımıza şu soru geliyor. Bize satılan ilaçlar kalitesiz mi? Neden iyi denetim yapılmıyor? Bu ilaçlardan kimler kazanç sağlıyor? Dünyada artık uçakla ilaçlama yok. Bizde ise neden var, anlayamıyorum.”

ZİYA İLGEN, ERDEK’E NEDEN İLGİSİZ?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eniştesi, Erdekli Ziya İlgen’in, yıllardır Erdek’e ilgisiz kalmasını da eleştiren Dinçer, şu değerlendirmede bulundu:

“Eğer Ziya Bey isterse, Erdek’i ihya eder. Bir değil, üç gölet, üç ayda bile yapılır. Erdek, bir Avrupa kentine dönüşür. Ama Ziya İlgen, Erdek’e hep uzak kalmayı tercih ediyor. İki dönem AKP yerel yönetiminin bulunduğu Erdek’e, 18 yıldır toplu iğne kadar hizmet gelmedi, bir çivi çakılmadı. Ziya Bey, Erdek’e bir cenaze için bile gelse doğru dürüst kimseye görünmeden, konuşmadan hemen İstanbul’a dönüyor. Oysa vatandaşların arasına katılıp, onları dinlese kötü mü olur? İşin diğer üzüntü verici yanı, herkes Ziya Bey’den çekiniyor ve kimse ona bir şey söyleyemiyor, Erdek için bir şey isteyemiyor. Diyelim ki Erdek’te siyasi gerginlik var. Ama bunun cezasını neden Erdekli vatandaşlar çeksin? Ne yazık ki Erdek, öksüz bir çocuk durumuna dönüştürüldü.”

Dinçer, Kapıdağ kırsal mahallelerindeki üreticilerin ürünlerinin, Erdek kamyon garajındaki tek noktadan alınmasının doğru olup, ürün hırsızlığına bir anlamda engel oluşturacağını sözlerine ekledi.

ŞAKİR KIRGÜL

73 yaşındaki üretici Şakir Kırgül ise İsrail, İtalya gibi ülkelerin, tarıma suyu yüzde 10 ucuz verdiklerini belirterek, “Avrupa ülkelerinin tarıma destekleri yüzde 30-40’larda ama bizde ise sadece yüzde 5” dedi.

Üretici olarak sürekli zarar ettiğini, ayakta kalabilmek için ceplerinden, emekli maaşlarından destek vermek zorunda bulunduklarını belirten Kırgül, “Artık dayanacak gücümüz kalmadı” diye konuştu.

ÖNDER BALIKÇI

Bandırma Basın

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM